Sonora eyaletinde gerçekleştirilen Ímuris-Nogales demiryolu baypas projesine yönelik kurtarma kazıları, bölgenin arkeolojik potansiyelini gözler önüne seren önemli bulgular ortaya çıkardı. Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü (INAH) tarafından yapılan açıklamada, bölgedeki keşiflerin, ünlü Cerro de Trincheras alanından daha eski bir yerleşim alanı ve kaya sanatı örnekleri içerdiği bildirildi.
Bölgedeki kazılar, arkeolog Martinez Ramirez liderliğindeki ekip tarafından, Arizona sınırına yakın Cocóspera Nehri vadisinde bulunan La Cienaga bölgesinde sürdürülüyor. Başlangıçta sadece 10 evden oluştuğu düşünülen yerleşim, inşaat çalışmaları sırasında yaklaşık 250×250 metrelik bir alana yayılan 60’tan fazla yapının bulunduğu geniş bir köy olarak ortaya çıktı.
Kazılar, yerleşim alanındaki evlerin yerin 1 ila 2,2 metre derinliğine inşa edildiğini gösteriyor. Oval ve dikdörtgen planlı yarı yeraltı yapılarının iç duvarlarla bölündüğü ve zamanla genişletildiği tespit edildi. Arkeologlar, bu yapısal özelliklerin, aynı konut kompleksinde birkaç neslin bir arada yaşadığı aile birimlerine işaret ettiğine dikkat çekti.
Yapılan incelemelerde, konut komplekslerinde 100’den fazla insan kalıntısını içeren iki ayrı mezar alanı tespit edildi. Bu mezar alanları arasında bükülmüş pozisyonda yerleştirilmiş yaklaşık 40 mezar ve seramik kaplar içinde bulunan 28 yakılma örneği öne çıkıyor. Bazı mezarlarda yer alan deniz kabuğu süslemeleri de dikkat çekti. Uzmanlar, La Ciénaga’nın antik dönemde bir kaynak değişim merkezi ve sınır noktası olarak kullanıldığına dair kanıtlar sunduğunu belirtti.
Ayrıca yerleşim alanının çevresinde iki ayrı kaya sanatı bölgesi de keşfedildi. 200 metreyi aşan bir alanda, geometrik ve insan biçimli figürler içeren altı panelin yanı sıra, küçük bir mağara içinde bulunan ve ayı pençesine benzeyen figürler de tespit edildi. Bu kaya resimlerinin MS 800 ile 1400 yılları arasında yapıldığı düşünülmektedir.
Diğer yandan, arkeoloji dünyasında başka bir önemli gelişme Yüksek Arktik bölgesinde yaşanıyor. 17. yüzyıla ait balina avcılarına ait bir mezarlıkta yapılan araştırmalar, iskorbüt hastalığı ve zor çalışma koşullarının izlerini ortaya koydu. Ancak uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu kıyı yerleşiminin hızla yok olduğunu ve verilerin kaybolmaması için çalışmaların hızlandırıldığını aktardı.
