Trump için kader günü… Avukatı açıklama yaptı: İfade özgürlüğüne saldırı…

Trump’ın savunma avukatlarından John Lauro, Trump aleyhindeki iddianamenin duyurulmasının ardından Amerikan basınına açıklamalarda bulundu. Trump’a yöneltilen suçlamaların, “ifade özgürlüğü ve siyasi konuşmaya yönelik bir saldırı” olduğunu savunan Lauro, iddianamenin zamanlamasına dikkati çekti.

Lauro, Trump soruşturmalarına özel yetkili uzman olarak atanan Savcı Jack Smith’in davayla ilgili hızlı bir yargılama süreci talep etmesinin “absürt” olduğunu savunarak, tüm kanıtları değerlendirme ve gerçeklerin ne olduğunu anlaması için Trump’a zaman verilmesi gerektiğini belirtti.

Trump’a uygulanan muamelenin adil olmadığını kaydeden Lauro, davayı kazanacaklarını söyledi.

Trump’ın yarın hakim karşısına çıkması bekleniyor.

TRUMP’TAN DESTEKÇİLERİNE TEŞEKKÜR

Diğer yandan Trump, kendi sosyal medya platformu TruthSocial’da yaptığı paylaşımda, kendini destekleyenlere teşekkür etti.

“Hiçbir konuda daha önce bu kadar destek görmemiştim.” diyen Trump, son üç yıldır ABD’de yolsuzluk, skandal ve başarısızlığın hakim olduğunu ve ülkesinin geriye gittiğini savundu.

TRUMP’A 4 YENİ SUÇLAMA

Eski ABD Başkanı Trump’a, dün, “ABD’yi yanıltmak için komplo kurma”, “resmi bir süreci engellemek için komplo kurma”, “resmi bir süreci engelleme ve engellemeye teşebbüs” ve “seçmenlerin anayasal haklarını kullanmalarını engellemek için komplo kurma” suçlamaları yöneltilmişti.

Trump’ın başkanlık seçim sonuçlarının toplandığı, sayıldığı ve onaylandığı devlet işlevini bozmak ve engellemek üzere ABD’yi yanıltmak, bu hususta girişimde bulunmak ve seçmenlerin oy haklarına karşı komplo kurmakla suçlanıyor.

Trump’ın, “2020 başkanlık seçimini kaybetmesine rağmen iktidarda kalmaya kararlı olduğu” ifadesine yer verilen iddianamede, eski Başkan’ın seçim sonuçlarıyla ilgili yalanlar yaydığı ve bu yalanların Kongre baskınını körüklediği kaydedilmişti.

İddianamede ayrıca Trump’ın seçim sonuçlarını değiştirmeye yönelik çabalarına yardım ettiği öne sürülen ancak isim bilgileri paylaşılmayan 6 “işbirlikçiden” bahsedilmişti.

6 OCAK KONGRE BASKINI

ABD’de aşırı sağcı gruplar ve eski ABD Başkanı Donald Trump destekçileri, 6 Ocak 2021’de, 3 Kasım 2020 seçiminin sonuçlarının onaylanması için oturumun yapıldığı Kongre binasını basmıştı.

Baskında 1’i polis 5 kişi hayatını kaybetmişti. Baskın nedeniyle halkı isyana teşvikten azil istemiyle yargılanan eski Başkan Trump, Şubat 2021’de Senatodaki oylamada aklanmıştı.

Temsilciler Meclisindeki Demokratlar, Cumhuriyetçilerin itirazına rağmen bir komite kurmuş ve olayı soruşturmaya başlamıştı.

Komite, Trump’ın “isyanı tetiklemek, isyana yardım etmek ve buna ortam hazırlamak”, “resmi bir süreci engellemeye çalışmak”, “ABD’nin düzenini bozmak için komplo kurma”, “yanlış açıklama yapmak suretiyle komplo kurma” gibi suçları işlemiş olabileceği sonucuna varmıştı.

Komitede, 9 üyenin tamamının oyuyla Adalet Bakanlığına Trump’ın bu suçlarla suçlanması tavsiyesinde bulunulması kabul edilmişti.

TRUMP ALEYHİNDEKİ İDDİANAMELER

Son iddianame, başkanlık görevini bıraktıktan sonra Trump aleyhindeki üçüncü ancak en önemli iddianame olarak kayıtlara geçti.

Jack Smith, 9 Haziran’da duyurduğu 49 sayfalık iddianamede, Trump’ı, Beyaz Saray’daki görevinden ayrılırken gizli belgeleri yanında götürmek ve bununla ilgili federal incelemeleri engellemekle suçlamıştı.

İddianame üzerine 13 Haziran’da Miami’de hakim karşısına çıkan ve “federal soruşturma kapsamında ikinci kez hakim karşısına çıkan ilk eski başkan” olarak tarihe geçen Trump, hakkındaki 37 ayrı suçlamayı da reddetmişti.

Trump’a, 27 Temmuz’da, yardımcısı ve çalışanlarına Mar-a-Lago’daki malikanesinden çıkan gizli belgelerle ilgili güvenlik kamerası görüntülerini silmesi talimatını verdiği iddiası dahil ilave suçlamalar yöneltilmişti.

Daha önce de 2016 başkanlık seçimleri sırasında bir kadına “sus payı” ödediğine ilişkin suçlamalar nedeniyle Trump, 4 Nisan’da New York’ta hakim karşısına çıkmıştı. (AA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx