Şeker hastalığından kurtaran yöntem: Metabolik cerrahi

Şeker değeri çok yüksek rakamlara ulaşan 49 yaşındaki Metin Ceylan ve 43 yaşındaki Leman Kılıç, bu süreçte yıllarca insülin iğneleri kullandı. Bir yandan da hastalıklarıyla mücadele için arayış içerisinde olan Ceylan ve Kılıç, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Metabolik cerrahisi ameliyatı olabileceklerini öğrenen Ceylan ve Kılıç’ın ameliyatları için hazırlıklara başlandı. Hastanenin Başhekim Yardımcısı Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Ökmen tarafından yapılan hastanede ilk olma özelliği taşıyan operasyonlarla Ceylan ve Kılıç sağlığına kavuştu. Op. Dr. Ökmen ise operasyonlar ve süreçlere ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Uzun yıllardır obezite cerrahisi yapıyoruz. Aslında biz tıbbi olarak obezite ve metabolik cerrahi olarak isimlendiriyoruz. Bunun metabolik cerrahi kısmına başladık, son 2 aydır iki hastamıza ciddi diyabet hastalığı nedeniyle halk dilinde şeker hastalığı denilen, hastalığın ameliyatını yaptık. Güzel bir şekilde sorunsuz taburcu ettik. Hastalarımızın insülin kullanımı, tansiyon hastalığı vardı sonlandırdık. Şeker hastalığından kurtaran yöntem: Metabolik cerrahi #1
Bu iki hastamızda ciddi şeker hastalığı mevcuttu, buradaki öncelikli hedefimiz bu hastaları şeker hastalığından kurtarmaktı. O yüzden hastanemizde ilk diyoruz. Daha önce çok obezite, by pass cerrahisi yapıldı. Ama özellikle şeker hastalığı için ilk defa böyle bir cerrahi uyguladık. Ciddi başarılı olduğunu gördük ve önümüzde bekleyen hastalarımız var, onlara da uygulamaya devam edeceğiz. Sadece diyabet hastalığı değil hiper tansiyon, kolesterol yüksekliği, uyku apnesi sendromu, hastanın birisi mesela gece cihaz kullanmadan uyuyamıyor bu tür ciddi yandaş hastalığı olan kişilerdi. Buradaki amacımız bu hastaları zayıflatmaktan ziyade bu ek hastalıklarından kurtarmak ve onda da başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Şu an iki hastamız da çok memnun, kullandıkları insülini bıraktılar, gece daha rahat uyuyorlar, günlük yaşam kaliteleri arttı. İlk hastamız da ameliyat sonrası 1,5 ay oldu, 1,5 aydır hiç insülin kullanmıyor. Oral anti diyabetik de alıyordu, onu da insülini de tansiyon ilaçlarını da kestik. 1,5 aydır şekeri ve tansiyonu çok düzenli bir şekilde. Tüp mide ameliyatı 1 saat kadar sürüyor ama bu hastalarımıza uyguladığımız ameliyatlar yaklaşık 3 saat sürüyor. Bu ameliyatlar dışarıda özel sektörde çok fazla yapılıyor ve ciddi paralara yapılıyor. Halkımızın belki o parayı ödeme durumu yok. Biz burada bunu ücretsiz yapıyoruz.” Son yıllarda zaten artmakta olan obezitenin pandemiyle birlikte daha yüksek oranlara ulaştığını anlatan Op. Dr. Ökmen, şu ifadeleri kullandı: “Son iki yılda pandeminin de eklenmesiyle vatandaşlar dışarı çıkamadı, belki düzgün beslenemediler, obezitede ciddi oranda bir artış var. Bize başvurular baya arttı. Çağımızın pandemisi obezite diyebiliriz. Bunu ciddiye almalıyız pandemi deyince, korona deyince insanlarımız korkuyor. Ama obezite de bence onun kadar ciddi bir risk faktörü. Bu son zamanlarda Z kuşağı dediğimiz kısım, hatta sonraki nesil bir nevi evde çocukluğunu geçiriyor. Çok küçük yaşlara indi, 13-14 yaşında obezite nedeniyle ameliyat olan kişiler var. Biraz egzersizi hareketi arttırmamız gerekiyor, bizim de gözümüzde sigaradan daha tehlikeli bir durumda ve insanlar bunun farkında değil. Çünkü obeziteyi bir hastalık olarak görmüyorlar. Merdiven altı, çok tecrübesi olmayan merkezlerde ameliyat olabiliyorlar. Vücut kitle indeksi uymayan kişiyi biz burada ameliyat edemiyoruz, etmemiz de doğru değil. Kesinlikle yanlış, ciddi sıkıntılar doğuracağına inanıyoruz. Öncelikle ameliyat olacakları merkezlerin tecrübelerine mutlaka dikkat etsinler. Kaç yıldır bu işi yapıyorlar, kaç vakalık bir serileri var. Ameliyatlar Sağlık Bakanlığı kriterlerine uygun mu yapılıyor, ameliyatlar bu kriterlere uygun değilse kesinlikle ameliyat olmasınlar.” Ameliyat sonrası yaşam kalitesinin büyük oranda arttığını anlatan 43 yaşındaki Leman Kılıç “Şekerim yüksek olduğu için başvuruda bulundum, 31 Aralık’ta ameliyatımı oldum. Kilo vermem, yürümem, her şey rahat oldu. İnsülin kullanmıyorum. Sabah yedide, akşam beşte, gece yatarken insülin kullanıyordum. Bunları kullandıktan sonra ayriyeten 3 tane daha şeker hapım vardı. İki tane de tansiyon hapı kullanıyordum. Ameliyattan sonra bunların hepsinden kurtuldum. Bütün hastalara tavsiye ediyorum, böyle bir şey varken olsunlar. Ben kurtuldum bütün hastaların kurtulmasını istiyorum.” şeklinde konuştu. Şeker hastalığının zorluğunu dile getiren ve operasyonun kendisine önemli fayda sağladığını ifade eden 49 yaşındaki Metin Ceylan, “Ben de şeker baya bir yüksekti günde 5 kere insülin 3 tane hap kullanıyordum. Bunun yanı sıra kolesterol ilacım vardı, tansiyon ilacı kullanıyordum. Bunun haricinde uyku apnesi ve KOAH hastalığım vardı. Bugüne kadar 550-600’den aşağı inmeyen şeker bir haftadan beri 120-150 arası seviyelerde hiçbir ilaç kullanmıyorum. Ameliyat sonrası yeni doğmuş gibi bir hayat başladı. Çünkü günde 8-10 kere bir insan kendini deliyor. Kendi vücudunuza aşırı eziyet veriyorsunuz şeker hastalığı da böyle bir şey zaten. Tavsiye ediyorum beş dakika dahi durmasınlar. Bunu çeken bilir.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.